Nutuk ve Gençliğe Hitabe’nin rehberliğinde geleceği kurmak…

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tüm üstün devlet adamı ve insani özelliklerine ilaveten, geleceği fevkalade iyi gören bir dahiydi. 
Tek bir örnek vermekle yetineceğim: “Gençliğe Hitabe…”

Edebi değerinin mükemmelliğinin yanı sıra, bu metin, inanılmaz isabetli bir öngörünün dışavurumudur.  
Ancak gerçek bir deha kendisinden sonra ülkenin kötü yönetilmesi ihtimali üzerine bu nevi gerçekçi saptamalarda bulunabilir ve sonuçta da çıkış yolunu gösterebilir…

***

Bu muazzam metnin bazı bölümlerini birlikte hatırlayalım: Önce ilk cümle.  
Ve… 
O yüce insan tarafından verilen fakat bizden önceki neslin ve bizim neslimizin başaramadığı o kutsal görev:

“Ey Türk gençliği! 
Birinci vazifen Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.”

Maalesef verilen bu görev yapılamadı! Bizden önceki nesil İkinci Dünya Harbi’nden sonra ortaya çıkan şartlarda maalesef Türk istiklâlini koruyamadı. O nesil ile birlikte bizim neslimiz de istiklâlini Atlantik sisteme karşı kaybeden Türk Cumhuriyeti’ni “muhafaza ve müdafaa edemedi.” 
Eşsiz Atatürk’e karşı boynumuz büküktür!

***

Büyük Ata, bizi “bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve haricî bedhahlarımız olacağı” ikazında bulunmuştu.  
Bu alçaklara ve alçaklıklara karşı önlem almadık. O bedhahların gerçek yüzünü ortaya çıkarıp halka anlatamadık. 
Kusurluyuz!

***

İstiklâl ve Cumhuriyetimize kastedecek düşmanlar hakikaten de “bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessiliydi.” 
İkinci Dünya Harbi’nden sonraki dönemde, harbin galibi ABD’ye çapalanan Türkiye Cumhuriyeti’nin evlâtları gerçeği göremedi ya da görmek istemedi. 
İşin en fenası da nesiller boyunca siyasilerin neredeyse tamamı bu sisteme boyun eğdi.

***

Özellikle kumpas davalarında “cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edildi, bütün tersanelerine girildi, bütün orduları dağıtıldı ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edildi.” 

Bunu da kahraman Türk Ordusu’na kumpas kuran, şanlı Türk Donanması’nı yok etmek için özel çaba gösteren, memleketin neredeyse her köşesinde ve devletin tüm kılcal damarlarında faaliyette bulunan ABD’nin maşası aşağılık terör örgütü yaptı.  
İktidar partisi tam destek verdi, muhalefet ve toplum susarak bu büyük günaha ve suça ortak oldu!

***

Eşsiz Atatürk’ün aşağıdaki öngörülerine itiraz eden kimse çıkar mı acaba:

“Bütün bu şerâitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.”

***

“Millet fakr-ü zaruret içinde, harap ve bitap düşmüş olabilir” sözleri günümüz Türkiye’sine dair çok şey ifade etmiyor mu?

***

Eşsiz insan, ebedi ve yegâne liderim Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tüm bu gerçekleri yaklaşık bir asır evvel görerek bu metni kaleme almıştır. 
Öngörülerindeki isabeti herkesin kendi vicdanına havale ediyorum.

(Nutuk, TBMM’de 15-20 Ekim 1927 tarihlerinde Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından 36 saat süreyle verilen şaheser bir tarihî metindir. “Gençliğe Hitabe” bu eşsiz eserin sonuç bölümüdür.)

***

Tüm öngörüleri doğru çıkan bu emsalsiz dehanın aşağıdaki öngörülerinin de doğru çıkacağını elbette ki adım gibi biliyor ve inanıyorum. 
Bu sebeple kendime asla, katiyen, hiçbir şartta karamsarlığa düşmeye izin vermiyorum! 
Ne zaman ümitsizlik hissetsem o eşsiz insanın şu sözlerini hatırlıyorum:

“Ey Türk istikbalinin evlâdı! 
İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! 
Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

***

Aziz Türk milleti! 
Kaybedecek tek bir saniye yoktur! 
Cumhuriyetimizi kurtarmak ve yeniden inşa etmek artık hepimiz için birer kutsal görevdir.  
İlk hedef, 2023 seçimlerinde doğru Cumhurbaşkanı adayı belirlemek ve bilahare Meclis’e Cumhuriyetçi kadroları sokmaktır.

“Türk vatandaşı” kimliğimin bana verdiği yetkiye dayanarak muhalefetteki siyasi partileri ve genel başkanlarını uyarıyorum: Cumhuriyet’e samimiyetle bağlı partiler bir araya gelerek ittifak kurunuz.  
Aksi hâlde bu vebalin altında kalırsınız. Evvela millet ve sonra da tarih sizleri affetmez!

 

 

 

  • Mehmet S. Nane

  • 17 Ağustos 2022

Sayfayı Paylaş

Yorumlar

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşın

leaf-right
leaf-right