Onları çok özlüyorum, çok…


Değerli okurlar, birazdan okuyacağınız yazıyı Tarık Akan’ın altıncı ölüm yıldönümünün hemen ardından kaleme almıştım. Yoğun siyasi gündemden dolayı yayımlamak bugüne kaldı.  
Bu nefis sonbahar hafta sonunda eskiyi hatırlayarak biraz nostalji yapalım, haftaya siyasi konulara kaldığımız yerden devam ederiz.

***

Çocukluğuma denk gelen 70’li yıllarda sık sık ailece “yazlık sinemalara” gidilirdi. Şimdiki gibi tek film değil, aynı akşamda arka arkaya iki film oynatılırdı. Bu filmlerin hemen tamamı da Türk filmleri olurdu.
O güzelim masum yıllara yakışan, güzelim masum filmlerdi…

***

Bu filmlerin bazıları ilerleyen yıllarda televizyonlarda yayınlanınca ve sonrasında internet sayesinde pek çok defa daha izleme imkânı buldum. Hem de her seferinde aynı lezzeti alarak.  
Komedi tarzında çekilen ama içinde muhakkak duygusal ögelere de yer verilen 10-15 civarında filmi kaç defa seyrettim bilemiyorum. Çoktandır saymayı bıraktım.  
Bu konuda şunu söyleyebilirim: O kadar çok izledim ki bazı replikler ezberimde.

***

Son haftalarda, yaklaşık 45 sene evvel izlediğim bazı komedi ya da o dönemde “salon filmi” tabir edilen filmleri yine izlemeye başladım. Kimi zaman gülümseyerek, kimi zaman kahkahalar atarak… 
Fakat bu defa çocukluğuma ait eski zamanlardan bir fark var: Ne kadar gülersem güleyim daimi eşlikçilerim hatıralar, yoğun bir duygu sağanağı ve gözyaşları…

***

Köyden İndim Şehire, Süt Kardeşler,  Mavi Boncuk, Hababam Sınıfı, Salak Milyoner, Neşeli Günler, Bizim Aile, Oh Olsun, Gülen Gözler, Tatlı Dillim, Yalancı Yarim... 
On yıllardır vazgeçemediğim, yaşadığım sürece de kıymetlilerim olarak bende yaşayacak olan filmler. 

Büyük rejisör Ertem Eğilmez, adeta sihirli bir elle bu filmleri çekmiş. Bu büyük ustanın belki de en büyük başarısı Türk sinemasının Adile Naşit, Münir Özkul, Tarık Akan, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Kemal Sunal, Şener Şen, Halit Akçatepe, Ayşen Gruda gibi efsane oyuncularını aynı filmlerde bir araya getirmesi.  
Allah’ım bu nasıl mucize bir kadrodur… 
Ertem Eğilmez’e bu kadroyla yaptığı filmler için ömrüm oldukça müteşekkir kalacağım. Eğer bu efsanevi oyuncularla efsaneleşmiş filmleri çekmeseydi hayatımızda ne de çok güzellik eksik kalacaktı…

Bu muazzam kadro, birlikte rol aldıkları filmlerle sonsuza kadar Türk milletinin en güzel duygularında yaşayacaklar.

***

(Filmleri izleyince hüzün içinde bir kez daha hatırladım. Bazılarının “eski” dedikleri güzelim Türkiye’deki samimi ve sahici insan ilişkilerimiz işte böyleydi… 
Biz, işte böyle kaynaşmış ve çağdaş bir toplumduk… 
Sosyal hayatlarımız çok daha insanî, çok daha hoşgörülü, çok daha mütevazı ama çok daha renkliydi…)

***

70’li yıllarda çocukluğunu, ilk gençliğini ve gençliğini yaşayanlara bu filmlerden hiç değilse birkaçını tekrar izlemelerini hararetle tavsiye ediyorum. 
Bir de küçük uyarıda bulunmak istiyorum: Komedi filmlerini izlerken bile ağladığınızı fark ettiğinizde lütfen şaşırmayınız…

***

Ulaşılması bir daha katiyen mümkün olmayan eski güzel zamanların sımsıcak filmlerinin figüranlarına, karakter oyuncularına, baş rol oyuncularına… 
O muhteşem sinema sanatçılarının hepsine minnettarım. 
Hayatlarımıza çok büyük değerler kattılar. 
Onları ve onlar hayattayken çok daha güzel olan dünyamızı büyük bir hasretle anıyorum, arıyorum. 
Onları ne kadar çok özlediğimi anlatabilmemin bir yolu olduğunu sanmıyorum. 
Hepsi de artık hatıralarımda ve en derin duygularımda yaşıyor… 

 

 

 

  • Mehmet S. Nane

  • 14 Ekim 2022

Sayfayı Paylaş

Yorumlar

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşın

leaf-right
leaf-right