Mükemmel bir film



Hafta sonu Erich Maria Remarque’ın adını herkesin bildiği ve çoğu kişinin okuduğunu tahmin ettiğim, Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (Im Westen Nichts Neues) adlı romanından uyarlanan 2022 Alman yapımı filmi izledim.

Savaş karşıtı bir destan olan bu harika romanı daha önce okumuştum. Ayrıca yönetmenliğini Lewis Milestone’un yaptığı, başrollerini Louis Wolheim, Lew Ayres veJohn Wray’in paylaştığı 1930 yapımı filmi de iki defa izlemiştim. Bu fim Amerikan yapımı ve orijinal adı All Quiet On The Western Front. (Tüm dünyada Almanca ismiyle değil bu isimle meşhur olmuştur.) 
Sinema eleştirmenleri ne der bilemem ama bu film benim kişisel klâsiklerim arasında.

Roman ve film birbirlerini bütünleyerek bana muazzam bir edebiyat ve sinema hazzı yaşatmışlardı. Belleğimde bu eserler çok müstesna bir yerde bulunuyorlar.

***

Bugün sözünü edeceğim filmin yönetmeni Edward Berger. Başrol oyuncuları  Felix Cammerer, Albreht Schuch, Daniel Brühl, Edin Hasanovic ve Aaron Hilmer.

Filmin Almanlar tarafından yapılması ve dilinin Almanca olması, daha baştan çok büyük bir avantaj sağlamış. İşin açıkçası yeni bir Amerikan filmi olsa, damağımda geçmişten kalan lezzeti bozmamak için filmi izlemezdim sanırım. 
Fakat Almanca olunca iş değişti.

***

Başta yönetmen olmak üzere tüm oyuncular mükemmel bir performans sergilemişler. Oyuncular ayrı ayrı alkışı hak ediyorlar. 
Fakat Felix Kammerer ve Daniel Brühl’e ayrıca değinmek lazım. Kammerer’in performansı yüksek övgüyü hak edecek kadar iyi.
Ayrıca Alman sinemasında çok çok beğenerek izlediğim bir oyuncu olan Daniel Brühl’den bahsetmem lazım. 
Bu oyuncu, hangi rol olursa olsun harika oyunculuklar sergiliyor. Bu filmde başrol olmasa da Matthias Erzberger rolünde bir defa daha üst seviye bir aktör olduğunu göstermiş. 
Brühl ayrıca filmin yapımcılarından da biri.

Filmin yönetmeni Edward Berger, olağanüstü bir film yaratmış. Oyuncularından en yüksek verimi almış. Kanımca, bu husus bir yönetmen için çok önemli bir başarı ölçütüdür. Bazı sahneler tek kelimeyle olağanüstü. Ayrıca sinemanın modern teknik ve imkânlarını o kadar ustaca kullanmış ki kendinizi savaşın içinde hissediyorsunuz.

Filmin belki de en büyük başarısı seyirciyi siperde bekleyen, korkan, ağlayan, yaralanan, acıkan, acı çeken ve ölen askerin hemen yanı başında hissettirmesi. 
Berger’i ayakta alkışlıyorum.

***

Bu roman savaş karşıtı edebiyatın yüz aklarından. Berger’in filmi de romanı sinema içinde eriterek, bir destan yaratmış. 
Bu filmi seyrettikten sonra “insanım” diyen hiç kimsenin savaş isteyebileceğine inanamam.

Yedinci sanatın iki buçuk saatlik bu şölenini izlemenizi tavsiye ederim. Çok beğenecek hatta sarsılacaksınız.

 

 

 

  • Mehmet S. Nane

  • 7 Kasım 2022

Sayfayı Paylaş

Yorumlar

Mert Özge 7 Kasım 2022

Dayı, bu güzel film öneri yazına ben de bir öneriyle katkıda bulunmak istiyorum: Le Grande Illusion (1937) Başrollerini Jean Gabin, Erich Von Stroheim'in paylaştığı bu filmde savaşın ne denli kötu olduğu anlatılmaktadır. Bu film, savaşın kötülüğünü anlattığı için Mussolini İtalya'sında ve Hitler Almanya'sında gösterimi yasaklanmış, bu diktatörler tarihin çöplüklerine atıldıktan sonra yeniden gösterime girmiştir. Bu filmi sen dahil herkesin izlemesini öneririm.

Mehmet S. Nane 7 Kasım 2022

Mert’çiğim öneri için teşekkürler. İlk fırsatta izleyeceğim.

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşın

leaf-right
leaf-right