Anılardaki müzikli yıllar...

 

Dışarı çıkması zorunlu olanlar dışında hepimiz evlerdeyiz. Herkes evde sıkılmamak için kendisini oyalamaya çalışıyor. 
Eminim bazılarımız da yoğun bir şekilde müzik dinliyor. Bugün sizlere çocukluğumun müziklerinden bahsedeceğim ve hep birlikte 40-50 yıl önceye uzanacağız.

***

1970’li yıllarda batı kökenli pop müziğe genel olarak ‘Türk Hafif Müziği’ denirdi. Daha sonra bu tanım yerini ‘Türkçe Sözlü Hafif Müzik’e bıraktı. Sonraları da ‘Türk Pop Müziği’ oldu. Sanırım şimdilerde de bu tanım kullanılıyor.

Bence bu tür müziğin en pırıltılı ve başarılı dönemi 1970-80 yılları arasıdır. Hiç şüphesiz o zaman dilimi müzikal açıdan klâsikleşmiştir.

Geliniz, o harika dönemdeki gezimize başlayalım...

***

Önce Alpay...Ve onun muhteşem şarkıları... ‘Eylül’de Gel‘, Hayalimdeki Resim’, ‘Yanımda Kal’, ‘Fabrika Kızı’ ve daha niceleri...

Nilüfer ve bize hediye ettiği onlarca harika şarkı...

Caz müziğinin muazzam şarkıcısı Ayten Alpman...Şarkıları ve o eşsiz buğulu sesi...

‘Hoşgeldin Kadınım’...İlhan İrem ve dillerde gezen sayısız şarkısı nasıl unutulabilir...

Üniversite öğrencisiyken Ankara’da 5 yıl içinde 3 konserine gitme mutluluğu yaşadığım Timur Selçuk...Ve tabii ki olağanüstü ‘İspanyol Meyhanesi’...

Naif, yumuşacık ses ve yorumuyla Çiğdem Talû-Melih Kibar eserlerini seslendiren Erol Evgin ve unutulmayan ‘İşte Öyle Bir Şey’...

İsminin başına benim hiç haz etmediğim ‘süper star’ sıfatı yerleştirilen ve adından her daim bahsedilen Ajda Pekkan...

Billûr gibi, şelale gibi akan bir ses...Zerrin Özer...Ve o yaş kuşağı âşıklarının hüzün şarkıları...’Her Şey Seninle Güzel’ ve ‘O Yaz’...

Büyük bir besteci, büyük bir yorumcu...Kayahan...Ve onlarca unutulmaz şarkı...

Fikret Kızılok...Muhteşem besteler, nefis yorumlar...’Gönül’, ‘Zaman Zaman’ ve ‘Bu Kalp Seni Unutur mu’...

Esin Engin...Yumuşacık, içe işleyen bestelerin yaratıcısı ve yorumcusu...‘Bana Ellerini Ver’, ‘Seven Ne Yapmaz’...Bu şarkıyla aynı isimli film de yapılmıştı ve başrollerini Hülya Koçyiğit-Kartal Tibet paylaşmıştı...Bence bir klâsiktir...Nasıl unutulabilir ki...

Müziğin en saf hâli...Besteci, yorumcu...‘Sensiz Olmaz’...Bülent Ortaçgil...

Sayısız unutulmaz beste, yorum ve 7’den 77’ye herkesin sevgilisi...Barış Manço...

Cem Karaca...İnanılmaz güçlü, volkan gibi patlayan bir ses; olağanüstü besteler...

Besteciliğin ve yorumculuğun doruğu... Bir anıt isim...Erkin Koray...Ve asla unutulmayacak olan ‘Estarabim’, ‘Fesuphanallah’, ‘Arap Saçı’, ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ ve niceleri...

Nükhet Duru...’Ben Sana Vurgunum’, ‘Melankoli’...

Muhteşem üç grup...Üç Hürel; ‘Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş’...Moğollar...Modern Folk Üçlüsü... 
Tabii ki ‘Ayrılık’la Doğan Canku...Ve gitarıyla harikulâde yorumladığı ‘Sultanı Yegâh Sirto’...

“Türkçe Sözlü Hafif Müzik”in duayeni...Erol Büyükburç...Ve ilgi çekici sahne kıyafetleri...

Sadece ‘Tutsana Ellerimi’ şarkısının bile büyük bir şarkıcı olmasına yettiği Hümeyra...

Özdemir Erdoğan...’İkinci Bahar’, ‘Aç Kapıyı Gir İçeri’, ‘Canım Senle Olmak İstiyor’...

***

Bazı şarkıcılar ise kariyerlerindeki onca şarkıya rağmen sadece bir şarkıyla hafızalara kazınmıştır. O şarkı neredeyse tüm kariyerlerine bedeldir.
Ve o şarkıyla da ölümsüzleşirler. Böyle şarkıcılarımızı ve şarkılarını da hatırlayalım mı?

Tanju Okan; ‘Kadınım’...Esmeray; ‘Gel Tezkere’...İskender Doğan; ‘Kan ve Gül’...Melike Demirağ; ‘Arkadaş’...Semiha Yankı; ‘Seninle Bir Dakika’... Sibel Egemen; ‘Yalnız Adam’...Nil Burak; ‘Sen de Başını Alıp Gitme’...Ali Rıza Binboğa; ‘Yarınlar’...Bora Ayanoğlu; ‘Güller ve Dudaklar’...Salim Dündar; ‘Harmanım ‘...

Ve... 
Işıl German, Ömür Göksel, Yeliz, Atilla Atasoy, Ayla Algan, Lale Belkıs, Rana-Selçuk Alagöz, Edip Akbayram, Ersan Erdura, Erkut Taçkın, Metin Ersoy, Seyyal Taner, Selçuk Ural, Yeşim, Rüçhan Çamay, Işıl Yücesoy, Ayla Dikmen, Füsun Önal, Aylin Urgal, Tülay Özer, Banu, Gökben, Asu Maralman, Erdem Alkın...

(Özel bir parantez: Bir zamanlar sesine ve bestelerine hayran olduğum Sezen Aksu...Yazık ki siyasi iktidarı desteklemek uğruna muhalif olanları “İki cihanda da lekeli” ilan eden kişi. Kendisini o günden beri dinleyemiyorum, istesem de olmuyor. O, benim için artık ‘lekeli’...)

***

Bu dönemin müziklerinden bahsederken arabesk ihmal edilemez. Batı müziğini ne kadar seversek sevelim, hiç şüphesiz kültürel kodlarımızda doğu müziğinin mutlak etkisi ve büyük bir yeri var.

O dönem arabeskin 3 büyüğü vardı. Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur ve Müslüm Gürses. (Neşe ve Gülden Karaböcek kardeşleri de unutmamak lazım).

Şahsen ben Gencebay’ı dinlemeyi severdim. Özellikle ‘Hatasız Kul Olmaz’ vazgeçilmezimdi. Biliyorum sanatla politik duruşu karıştırmamak lazım ama gerçeği söylemeliyim: “Akil” olduktan sonra artık Gencebay da benim için Sezen gibi oldu; istesem de dinleyemiyorum.
Benim için artık ne ‘Abiliği’ kaldı ne de ‘Orhan Baba’lığı!

Müslüm Gürses ise katiyen dinlemediğim bir şarkıcıydı. Ta ki bazı Türk pop şarkıları yorumlayıncaya kadar. ‘Paramparça’ ve ‘Tutamıyorum Zamanı’ kendisiyle ilgili tüm önyargılarımı yıktı.  
Bu muhteşem yorumları zevkle dinliyorum, dinleyeceğim.

***

Tüm bu değerlerimizi sevgilerle, teşekkürlerle anıyorum...Bizlere unutulmaz anılar bıraktıkları için...Hayatlarımızı zenginleştirdikleri için...

Haydi şimdi doğru internetin başına. Anılara dalmak, biraz hüzünlenmek ve eski aşkları anmak için...

 

 

 

  • Mehmet S. Nane

  • 11 Nisan 2020

Sayfayı Paylaş

Yorumlar

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşın

leaf-right
leaf-right