Büyükşehiri göreve davet ediyorum

 

Belediyeler yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla değerlendirilir. Genelde yapmadıkları eleştiri konusu yapılsa da bu yazıda büyükşehir belediyesinin yaptığı ve yapmadığı çalışmaları birer örnek üzerinden irdeleyeceğim.

***

 

34. Cadde üzerindeki trafik yoğunluğu

Yapılan bir işin yarattığı olumsuz sonuca en uygun örnek, “bisiklet yolu” oluşturmak için 34. Cadde’nin kenarlarına konulan bariyerlerdir. 
34. Cadde günün her saatinde ve özellikle sabah ve akşam mesai saatlerinde çok yoğun olmaktadır. Caddenin kenarlarına monte edilen bariyerler yolun bir şeridini eksilterek çok olumsuz sonuçlar yarattı.

Caddede bisiklet yolu ayrılması ilk başta çok olumlu bir düşünce ve hizmet olarak görülebilir. Fakat bu durum 34. Cadde için geçerli değil. 
Caddede yoğun olmasa bile herhangi bir bisiklet trafiği olsa yapılan işi anlayacağım. Fakat ortada bisiklet de bisikletli de yok! 
Tam 11 yıldır sabah ve akşam olmak üzere bu yolu kullanan bir kişi olarak bugüne kadar bir tek bisikletli görmedim! 
Yani belediye ihtiyaç olmayan bir caddede bu işi yaptı.

Büyükşehir belediyesindeki ilgili arkadaşlarımızı telefonla arayarak bu görüşlerimi ve önerilerimi kendilerine ilettim. Konuyla ilgileneceklerini söylediler ama sonuç çıkmadı. 
Sorun devam ettiğinden bürokratlarla tekrar temas ettim ve mesailerinde rahatsız etmemek için telefon mesajları yolladım. Biri dışında hiçbirine cevap alamadım.

Bu arada, her geçen gün caddede trafik sıkışıklığı artamaya devam etti. Şöyle anlatmaya çalışayım: Caddenin bir şeridi eksiltilmeden önce 1-2 trafik ışığında geçilen yol, 6-7 hatta 8 trafik ışığında geçilmeye başlandı. 
Ayrıca üniversite hastanesi kavşağında güney-kuzey istikametinde, fasılalı olarak sarı yanan trafik ışıkları sayesinde en sağ şeritten sağa dönülerek trafik yükü azaltılırken, bisiklet yolu sebebiyle o şerit ve o imkân da ortadan kaldırıldı!

Bu caddeyi her gün on binlerce araç ve ondan çok daha fazla yolcu kullanmaktadır. Trafiğin bu kadar yoğunlaşması ve sıkışması hem yakıt hem zaman kaybına yol açmakta hem de sürücüleri mağdur etmektedir.

Deprem felaketinden sonra Mersin’e yoğun bir göçün yaşandığı bir ortamda tüm Mersin’de ve elbette ki 34. Cadde’deki trafik yükünün aratacağı da muhakkak.  
Bu düşünce ve gözlemlerle son bir defa belediyedeki ilgili arkadaşlara bir telefon mesajı daha atarak bu hususu vurguladım. 
İlgili arkadaşlardan bir defa daha cevap alamadım. Oysa bu arkadaşlarla aramızda karşılıklı saygı ve nezakete dayanan bir hukukumuz vardı. Anlaşılan bundan tek taraflı olarak vazgeçmişlerdi. Canları sağ olsun!

(Bu konuyla ilgilenmem kendim için değil. Benim işe gidip gelmem için 2 farklı alternatif yol güzergâhım daha var. Konuyu Mersin’in yararı için takip ediyorum.)

Bisiklet kullanımı ve buna tahsisli yollar olması modern şehirciliğin olmazsa olmazı. Fakat bunun belirli bir planı, çalışması, etüdü yapılmalı ve alt yapısı oluşturulmalıdır. Mersin’in de çok yoğun bisiklet kullanılan ve her gidişimde gıptayla gördüğüm Danimarka, Belçika, Hollanda gibi ülkelerin şehirleri gibi olmasını elbette ben de arzu ederim. Fakat bu iş bütüncül bir şekilde ve her yönüyle ele alınmalıdır.

34. Cadde üzerinde erken, zamansız ve lüzumsuz yapılan bisiklet yolu bariyerleri kaldırılmalı, gerçekten ihtiyaç olduğunda tekrar değerlendirmeye alınmalıdır.

Arkadaşlar, hata yapılabilir. Normaldir, olağandır. Olağan olmayan, hatada ısrardır. Hatırlatmak isterim ki hatadan dönmek ayıp değil, erdemdir. 
Bu işlek caddeyi kullanan Mersinliler hatadan dönmenizi bekliyor.

***

 

Organize Sanayi Bölgesi-Otoban bağlantı yolu

Büyükşehir tarafından yapılmayan bir işe örnek olarak da Organize Sanayi ile otoban bağlantı yolunu vermek isterim.  
Organize Sanayi’de bulunan sanayiciler olarak uzun yıllardır talep etttiğimiz ve beklediğimiz oto yol bağlantısı geçtiğimiz aylarda açıldı. Bu yol hakikaten hepimize nefes aldırdı, zaman ve yakıt tasarrufu sağladı.

Gelgelelim, bu bağlantı yolu çok dar. Hatta bazı noktaları oldukça tehlikeli. Yolu, sadece organizede çalışan fabrikaların personeli kullanmıyor. Ayrıca bu fabrikalara mal getiren, mal götüren tır ve kamyonlar, taş ocağının kamyonları, çiftçiler, çevre köy halkı ve Huzurkent’e gelen araçlar da kullanıyor. Yani trafik bu kadar dar bir yol için çok çok fazla yoğun.  
Esef ederek söylemeliyim ki böyle bir yolda bazı ağır vasıta sürücüleri araçlarını “hışım gibi” kullanıyorlar.

Geçtiğimiz aylarda 2 hafta içinde 3 kaza yaşandı. Bu 2 kaza ağır vasıtaların başına geldi ve yol kapandı. Üçüncü kazayı ben yaşadım. Aracını yolun ortasında kullanan ve üzerime gelen bir kamyondan kaçmak için yolun dışına çıkmak zorunda kaldım. Neyse ki maddi hasarla bu kazayı atlattım. Sonuçları çok daha ağır olabilirdi.

Bu konuyla ilgili olarak MTOSB bölge müdürlüğündeki yetkili üst düzey arkadaşlarımla birkaç defa konuştum. Bağlantı yolunun çevresinde kamulaştırma yapılarak yolun genişletilmesi gerektiğini; ayrıca gerekli yerlere uyarıcı trafik levhaları, yazılar ve ışıklar konulmasının zaruri olduğu yönündeki önerilerimi ilettim. 
Bu konuda pek çok sanayici arkadaşımızın da talepleri olduğunu hatırlattım.

MTOSB’de görevli değerli arkadaşlarım, bu konuda büyükşehir belediyesi nezdinde müteaddit defalar yazılı başvurular yaptıklarını, kamulaştırma işiyle ilgili bir gelişme olmadığını, trafik uyarı işaretleriyle ilgili belediye personelinin geldiğini fakat henüz ondan da bir sonuç çıkmadığını bildirdiler.

Bu yazı vesilesiyle belediyedeki ilgili arkadaşlara, MTOSB’nin bir sanayicisi olarak seslenmek istiyorum:    
Bu dar ve tehlikeli yolu günde binlerce araç ve onbinlerce yolcu kullanıyor. Kamulaştırma zaman alacaktır farkındayım fakat bir an önce başlanılması gerekmektedir. Bu dönemin nerdeyse sona erdiği düşünülerek bu çalışmanın başlatılmasından geri durulmamalıdır. Devlette ve kamu hizmetinde süreklilik esastır. Bir sonraki dönem göreve kim gelirse çalışmaları kaldığı yerden devam ettirir.

Trafik uyarıları konusuna gelince: Bu hususta gecikecek bir tek saniye bile yoktur.  
Bu kadar kolay hâlledilebilecek bir konuda neden hızlı hareket edilmediğini anlamak hakikaten zor. 
En mükemmel biçimde ve eksiksiz olarak bu çalışmanın derhal yapılması “hayati” önemdedir. Hayati kelimesini mecaz değil, gerçek anlamında kullanıyorum. 
Bugüne kadar vuku bulan 3 trafik kazası çok şükür maddi hasarla atlatıldı. Allah muhafaza, can kaybı ya da yaralanmayla sonuçlanacak bir kaza hepimizi çok üzer.

 

 

  • Mehmet S. Nane

  • 20 Şubat 2023

Sayfayı Paylaş

Yorumlar

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşın

leaf-right
leaf-right